Sayfa Başına Dön

Konularında uzman ve deneyimli Avukatlarımız ile
müvekkilerimiz için hizmet verdiğimiz konular



Hukuk büromuzun temel ilgi alanlarından biri olan gayrimenkul hukuku toplumun hemen hemen her kesimini yakından ilgilendiren bir hukuk dalıdır. Gayrimenkul hukuku, taşınmazlara ilişkin birçok hususu düzenleme altına alan bir özel hukuk alanıdır. Mülkiyet hakkına dair önemli uyuşmazlıkların yaşandığı mülkiyet hukuku; taşınmaz hukuku olarak da adlandırılır.

Gayrimenkul davası, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleleri ve anlaşmazlıkları çözen bir dava türüdür. Genel olarak, tapu iptali ve tescili davası, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu), muvazaa nedeniyle tapu devir işlemlerinin iptali, ecrimisil davası (işgal tazminatı), müdahalenin men-i (müdahalenin önlenmesi) davası, taşkın yapı sebebiyle tapu iptali ve tescil davası, şufa (önalım) davası, hata,hile,tehdit sebebiyle tapu iptali ve tescil davası, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası, TMK 712 veya 713 uyarınca kazandırıcı zamanaşımı sebebiyle zilyetlikten tescil davası, ferağa icbar (TMK 716 tescile zorlama) davası, köy kanunundan kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası, imar uygulamasından kaynaklanan tapu iptal ve tescil davası gibi mülkiyet hakkından kaynaklanan tüm önemli davalar gayrimenkul hukuku ile ilgilidir.

Gayrimenkul hukukunun oldukça önemli ve detaylı özelliklere sahip bir dalı da Kadastro Hukukudur. Kadastro; ülke sınırları içerisindeki taşınmaz malların sınırlarını, arazi ve harita üzerinde belirleyerek hukuki durumlarını tespit etmek ve işlemlerin kesinleşmesi sonucunda Türk Medeni Kanunu uyarınca tapu siciline tescil ederek hak sahiplerine tapu belgelerini verme işleminin bütünüdür.

Bir arazinin tapu siciline kaydedilmesi için araziler ve haritalar üzerinde yapılan tespit-kadastro çalışmasının gerçeğe uygun olmadığı, başkalarının haklarını ihlal ettiği durumlarda yapılan hukuki itiraz ve dava sürecine kadastro tespitine itiraz denir.

Kadastro tespitine itiraz, kadastro tespit ekiplerince tutulan tutanağın gerçeğe aykırı olduğu hallerde takip edilmesi gereken önemli bir hukuki süreçtir.

Ekiplerce yapılan kadastro tespitlerinin tutanağa aktarılmasından sonra itiraz hakkının kullanılmaması ve kadastro mahkemesinde dava açılmaması üzerine 30 gün içinde söz konusu tutanak kesinleşir. Bu durumda Kadastro Kanununun 12. maddesi gereği kadastro öncesi hukuki sebeplere dayanarak itiraz etmek, tapu iptali ve tescil davası yoluyla hak iddia edebilmek mümkündür.

Hukuk büromuz, hangi nedenden kaynaklanırsa kaynaklansın gayrimenkul davaları ile ilgili titiz bir hazırlık çalışması yaparak uyuşmazlıkların çözümünü kolaylaştırmak gayretindedir.

Avukat Deniz Bayraktar, Antalya'da Gayrimenkul Hukuku konulu davalarınızda hizmet vermektedir.

Miras hukuku, ölen kişinin geride bıraktığı mirasının kimlere nasıl dağıtılacağını ve mirastan kaynaklanan uyuşmazlık konularını ele alan hukuk dalıdır. Büromuz miras hukuku ile ilgili konularda dava açılmasında, müvekkillere karşı açılmış olan davaların savunulmasında ve diğer hususlarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir.

Miras Hukukuna İlişkin Avukatlık Hizmetlerimiz;

• Tereke tespit davası
• Terekeye mümessil atanması davası
• Tereke tedbirlerinin alınması davaları
• Veraset ilamı alınması, Mirasçılık belgesi (veraset) davaları
• Vasiyetnamenin iptali davaları (vasiyetnamenin tenfizi davaları)
• Tenkis davası (denkleştirme davası)
• Mirasçılık belgesinin iptali davası
• Mirasın reddi davası
• Mirasın reddinin iptali davaları
• Mirastan ve mirasçılıktan çıkarılmaya karşı itiraz davaları
• Miras sebebi ile istihkak davaları
• Mirasın taksimi davaları
• Muris muvazaası davaları
• İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davaları
• İştirak halinde mülkiyetin (elbirliği mülkiyetin), müşterek mülkiyete (paylı mülkiyete) çevrilmesi ve mülk paylaşımı davaları

Ayrıca Verilen Danışmanlık Hizmetlerimizin Detayı ise şu şekildedir;

• “Vasiyetname" hazırlanması
• “Mirastan ıskat sözleşmesi” hazırlanması
• “Mirasçılık sözleşmesi” hazırlanması
• “Tek taraflı ve çift taraflı mirastan feragat sözleşmelerinin” hazırlanması
• “Miras taksim sözleşmelerinin” / “Miras paylaşım sözleşmelerinin” hazırlanması
• “Mirastan feragat sözleşmesi” hazırlanması
• “Miras hissesinin temliki sözleşmesinin” ihtiyaç ve istekler doğrultusunda hazırlanması
• "Rızai taksim sözleşmesi" hazırlanması
• “Ölünceye kadar bakma sözleşmesi” hazırlanması
• Önceden hazırlanmış sözleşmelerin imza öncesinde müvekkil adına beklenti ve menfaatlerine uygunluk analizinin yapılması
• Tapu işlemleri
• İntikal işlemleri

Avukat Deniz Bayraktar, Antalya'da Miras Hukuku konulu davalarınızda hizmet vermektedir.

Toprak Hukuku bir devletin sınırları içindeki toprakların mülkiyetini ve kullanılmasını düzenleyen hukuk dalıdır. Söz konusu topraklar tarım toprakları olabileceği gibi tarım dışı topraklar da olabilir. Toprak Hukuku denildiğinde genel olarak tarımsal topraklar üzerindeki hukuki ilişkileri düzenleyen kurallar bütünü anlaşılır. Devletin toprakları üzerindeki hakimiyeti göz önüne alındığında ve söz konusu hukuk dalının ortaya çıkış amaçlarına bakıldığında kamu hukuku karakteri taşıdığı söylenebilir.

Orman Hukukunun tanımı ise; orman olarak tanımlanan arazinin hukuksal statüsünü, kapsamını, türlerini, tespit ve tescilini ve bu alanlardan yararlanma düzenini inceleyen kurallar topluluğu olarak tanımlanabilir. Ormanlar kamu malı olarak kabul edildiğinden; ormanların kamu malları arasındaki yeri, orman tanımı, kapsamı, orman türleri, ormanlar üzerinde zilyedlik ve tapu sicili ilişkileri, ormanlardan yararlanma esasları Orman Hukukunun inceleme konularını oluşturmaktadır.

Ormanların korunması açısından Orman Yasasında, orman emvalinin izinsiz nakledilmesi suçu, orman alanını işgal ve faydalanma suçu, ormandan izinsiz ağaç kesme suçu gibi ceza hükümleri düzenlenmiştir. Ormanların korunması Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Orman Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine tabidir. Orman alanlarındaki kadastro faaliyetleri ise Kadastro Hukuku kuralları ile düzenlenmektedir.

6831 Sayılı Orman Kanunu’na göre, ormanın hukuki tanımı, ağaçlandırılmış veya ağaçlandırılması mümkün alanlar ile mevcut orman alanlarını kapsayan ve orman ekosistemini oluşturan tüm bitki örtüsü, toprak ve su kaynaklarıdır.

Orman Sayılan Yerler,

6831 sayılı orman kanununun 1. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan tanım kapsamına giren ve aynı maddenin 2. Fıkrasındaki istisna bendlerinden herhangi birine girmediği anlaşılan yerlerle, aynı kanunun 17. Maddesinin 2. Fıkrasında sözü edilen orman içi açıklıklar orman sayılan yerlerdir.

Orman Sayılmayan Yerler,

6831 sayılı kanunun 1. Maddesinin 2. Fıkrasında sayılmıştır. Buna göre; sazlıklar, step bitkileri ile kaplı alanlar, dikenlikler, parklar, mezarlıklar, sahipli arazide bulunan ve civarındaki ormanlarda yetişemeyen ağaç ve ağaçcık nevilerinin bulunduğu yerler, sahipli ziraat arazisinde dağınık veya yer yer küme ve sıra halindeki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler orman sayılmamaktadır. Yine funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımıyan yerler, orman sayılmamaktadır.

2b Arazisi Nedir?

31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları orman sınırları dışına çıkartılır. Bu şekilde orman arazisi dışına çıkarılan taşınmazlar 6831 sayılı orman kanununun 2. maddesinin B bendinde düzenlenmiştir.

Halk arasında 2b yasası olarak bilinen "6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun" ile 2b niteliğinde bulunan taşınmazların zilyetlerine / kullanıcılarına satış şartları düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın 7. maddesi ile 2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlara ilişkin şartlar düzenlenmiştir.

Büromuzun temel uzmanlık alanlarından biri olan orman hukuku ile ilgili olarak; taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tescili talebi ile açılan tapu iptal davalarının takibine, tapusu orman vasfında olması nedeni ile iptal edilen taşınmaz maliklerinin uğradığı zararın tazminine ve tapusu iptal edilmemekle kaydına orman şerhi konularak kullanımı kısıtlanan taşınmaz malikleri adına taşınmazın değerinin tazminine yönelik idari ve/veya dava yoluyla süreçlerin yürütülmesinde hukuki ve teknik hizmet vermektedir.

Arazi kadastrosu sonucu tapu tesis edilen ve fakat daha sonra orman idaresi tarafından taşınmazın orman sınırlarında kaldığı iddiası ile açılan tapu iptal davalarının takibi, TMK 1007. maddesi gereği tazminat davaları, tapusu orman olduğu iddiası ile hazine adına tescil edilen taşınmazların için tazminat davalarının takibi ile taşınmazların tapu kaydına işlenen orman “şerhlerinin kaldırılması ve/veya orman şerhi nedeni ile mülkiyet hakkın zarar görmesi nedeni ile kamulaştırmasız el atma davaları, 2B vasıflı taşınmazlar hakkındaki kadastro tespitine itiraz davaları, zilyetliğin tespiti ve korunması talepli davalar, idari işlem ve davalar tarafımızdan takip edilmektedir. 2B vasıflı taşınmazların satış alma başvurusu, iade kapsamında bulunan taşınmazların iade başvurusu ve idari takip süreci tarafımızca yürütülmektedir

Avukat Deniz Bayraktar, Antalya'da Orman ve Toprak Hukuku konulu davalarınızda hizmet vermektedir.

Ticaret Hukuku, insanların ticari ilişkilerinde meydana gelen uyuşmazlıkları ve anlaşmazlıkları çözmeyi sağlayan, mağduriyetleri engelleyen bir alandır. Ticari ilişkilerin sağlam ve hukuksal düzlemde değerlendirilmesini sağlar. Ticaret hukuku günümüzde sürekli gelişen ve değişen, dinamik bir hukuk dalı olup bu değişen düzenlemelerin uygulamada da sürekli karşımıza çıktığı için sürekli olarak takip edilmesi ve bu konuda bireylerin bilgilendirilmesi gereken bir alandır.

Ticaret hukukunda ticaret hukuku hükümlerinin yanı sıra, anayasal yükümlülükler, medeni hukuk yükümlülükleri, sözleşmeler, antlaşmalar ve son olarak örf ve adetler de göz önünde bulundurulmaktadır. Ticaret hukuku geniş kapsamlı bir bilim dalıdır. Sunulan hukuki hizmetler, ticari dava, ticari işlem ve alacak tahsili niteliği taşıyan her türlü hukuki iş ve uyuşmazlık olarak açıklanabilmektedir. Büromuz, ticaret hukuku konusu içinde olan açılmış veya açılacak davaların takibini üstlenmekte, ticaret hukuku ile ilgili olarak gerçek veya tüzel kişilere hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir.

Büromuz; İş ve Sosyal Güvenlik Hukukuna ilişkin hakların korunması için müvekkillerine hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir. İşçi-İşveren uyuşmazlıklarına ilişkin konularda açılan davalar birçok usulü ve esaslı işlemi bünyesinde barındıran teknik bir alan olduğundan, ister işçi ister işveren olsun, bu dava süreçleri yargılama süreci boyunca avukat tarafından yürütülmelidir.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukukuna ilişkin kurallar; başta 4857 sayılı İş Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve 5953 sayılı Basın İş Kanunu olmak üzere çok sayıda tüzük, yönetmelik, iç tüzük, uluslararası antlaşmalar, kurul/komisyon/konsey kararları, yönergeler ve sürekli değişim gösteren Yargıtay içtihatlarıyla düzenlendiğinden; açılan davalarda ister işçi tarafında ister işveren tarafında olunsun, hukuki yardım alınması önem arz etmektedir.

Büromuz, iş hukukuna ilişkin konularda, gerek iş akdi henüz kurulmadan önce, gerek iş akdi devam ederken, gerekse iş akdinin ortadan kalkmasının ardından ortaya çıkan tüm hukuki komplikasyonlara çözüm üretmek amacıyla müvekkillerine hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetleri vermektedir. Büromuzun iş hukuku konusunda sunduğu hizmetler yalnızca işçilere yönelik olmayıp, hatalı uygulama neticesinde zarar görmüş olan işveren tarafına da hizmet vermektedir.

İdare hukuku, idare yani Devlet kurumları ile şahıslar arasındaki yahut idare ile şirketler, dernekler vb. tüzel kişiler arasındaki uyuşmazlıkları konu edinir. En temelde 2 idari yargı dava türü vardır. Bunlar iptal ve tam yargı davalarıdır.

Bir idari işlemin yalnızca iptal edilmek isteniyorsa idari işlemin iptali davası açılır. Bunun uygulamada çeşitli görünümleri olabilir. Yıkım kararının iptali, terfi etmeme kararının iptali, parselasyon iptali, sınav notunun iptali, mesleğe iade vb. görünümleri olabilir. Tümünün ortak adı “idari işlemin iptali davası”dır.

Bunun yanında bir de tam yargı davası vardır ki o da idareye karşı açılan tazminat davası anlamına gelir. İdari işlemden ötürü bir zarar doğmuşsa bunun tazmini için açılan davadır.

Vergi hukuku ise vergilendirme sürecini, vergi hukukuna dair mevzuatı, vergi soruşturma sürecini, vergi cezalarını ve her türlü vergi uyuşmazlıklarını ele alır

Hukuk büromuz, gerek Türk vatandaşları gerekse Türk vatandaşı ve yabancılar arasındaki evlenme, nişanlanma, boşanma, nafaka yükümlülükleri, velayet, eşler arasındaki mal rejimleri, hısımlık, soy bağı kurulması, evlat edinme, çocuk malları, aile malları ile vesayet gibi konularda aile hukukundan doğan ihtilafların mahkeme önünde çözümünde ve taraflar arasında protokol düzenlenmesinde müvekkillerine Medeni Kanun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili milletlerarası sözleşme ve kanunlarda yer alan hükümler çerçevesinde özel hayatın gizliliğine büyük özen ve dikkat göstererek hizmet verir.

Aile Hukukuna İlişkin Avukatlık Hizmetlerimiz:

• Boşanma ve soy bağı davalarının yürütülmesi,
• Anlaşmalı boşanmalarda protokol düzenlenmesi ve yürütülmesi,
• Çekişmeli boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat taleplerinin sunulması,
• Boşanmadan sonra mal varlığı tasfiyesinin yürütülmesi,
• Velayet ve nafaka hükümlerine aykırı davranılmasına karşı hukuki çözüm yolları üretilmesi,
• Aile içi şiddet ve benzeri hallerde tedbir kararı alınması,
• Evlat edinmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü,
• Evlenecek taraflar arasında yapılacak malvarlığı sözleşmeleri hakkında danışmanlık hizmeti sağlanması,
• Nişanlanmanın sona ermesinden kaynaklanan ihtilafların çözülmesi,
• Aile Mahkemelerinde görülen tüm uyuşmazlıkların çözümü,
• Aile hukuku alanında tüm mevzuatın güncelliğinin takibi.

İcra ve iflas hukuku; özel hukuktan doğan borcun, borçlunun rızasıyla yerine getirilmemesi üzerine devlet eliyle borcu ödemeye zorlanması hususunu konu alan hukuk dalıdır. Büromuz, alacağın tahsili amaçlı icra davaları ve takiplerinde, borçluya ait tüm menkul, gayrimenkul malvarlığının tespiti amaçlı araştırmalar yapmaktadır. Alacaklı, borçlu ve üçüncü kişiler arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için icra mahkemeleri ve genel mahkemelerde dava takibi gerçekleştirmektedir.

Neredeyse her davanın İcra ve İflas hukuku kapsamında değerlendirildiğini göz önünde bulundurarak alacaklı ve borçlunun prosedürler hakkında bilgi sahibi olması, bunu da danışmanlık hizmetlerinden yararlanarak yapması gerekiyor. Büromuz, gerek bireysel ve gerekse kurumsal icra takip işlemleriyle iflas işlemlerini yürütmektedir.

Büromuzda icra ve iflas hukukuna ilişkin verilen hizmetlerden bazıları şunlardır:

• İcra ve iflasa konu tüm takip türleri açısından takibin başlatılması ve yürütülmesi
• İtirazın kaldırılması davası
• İtirazın iptali davası
• Tasarrufun iptali davası,
• İstihkak davası,
• İcra Ceza davaları ( Nafaka yükümlülüğünün ihlali, vb)

Ceza Hukuku, sosyal düzene karşı olan hangi davranışların suç olacağını belirleyen ve suçun hukuki sonucu olan ceza yaptırımını düzenleyen hukuk dalıdır. Ceza Hukuku, hakların korunması yoluyla toplumsal huzurun gerçekleşmesine ve hukuki barışın korunmasına ilişkin kural ve yaptırımları belirlemektedir.

Ceza yargılaması süreci, hukuki yardıma en çok ihtiyaç duyulan süreçtir. Ceza hukuku arama, el koyma, yakalama, gözaltı, tutuklama gibi koruma tedbirleri; adli para cezası veya hapis cezası mahkumiyeti gibi mahkeme kararları vasıtasıyla kişi özgürlüğüne müdahale eder. Suç işlendiğinde savcılık tarafından soruşturma, ceza davası açıldığında mahkeme tarafından yargılama faaliyeti yapılır.

Büromuz Ceza Hukuku alanında, müvekkillerine soruşturma aşamasından itibaren avukatlık ve danışmanlık hizmetini sağlamaktadır. Büromuz, soruşturma ve dava öncesinden soruşturma ve davaların yürütülmesi ile infaz aşamasına kadar, cezai yaptırım riski olan tüm iş ve işlemlere ilişkin danışmanlık hizmeti vermektedir.

Tüketici haklarının korunması gerek kamu hukukunu gerek özel hukuku ilgilendirir. Mal ve hizmet piyasalarında ifa edilen işlemlerde tüketicilerin mağdur olmaması, hak kayıplarının önlenmesi adına Tüketici Hukuku düzenlemeleri vücut bulmuştur. Nitekim bu hukuk dalı, tüketicinin korunması zorunluluğunun bir sonucudur.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile; tüketicinin sağlık güvenliği ve ekonomik menfaati teminat altına alınmıştır. Tüketici sözleşmeleri, tüketici hukukunun başlıca unsurları arasında yer alır. Tüketici sözleşmeleri; taksitle satış sözleşmeleri, konut finansmanı sözleşmeleri, finansal hizmetlere dair mesafeli sözleşmeleri, tüketici kredisi sözleşmeleri, iş yeri dışında kurulan sözleşmeler, mesafeli sözleşmeler ve paket tur sözleşmeleri olarak örneklendirilebilir.

Tüketici hukukuna göre ticari ya da mesleki olmayan maksatlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler, tüketici olarak adlandırılır. Hukuki ilişki taraflarından birinin tüketici, diğer tarafın satıcı olduğu işlemler, tüketici işlemidir. Tüketici hukuku; tüketici, tüketici işlem, satıcı, tüketici ve satıcı arasında kurulan sözleşmeler, tüketici ve satıcı uyuşmazlıkları ve bu uyuşmazlıkların çözümünü düzenleme altına alan oldukça kapsamlı ve diğer hukuk dalları ile yakından ilişkili bir hukuk disiplinidir. Büromuzda tüketici hukukuna ilişkin verilen hizmetlerden bazıları şunlardır:

• Tüketiciler lehine Hakem Heyetine başvuru yapılması
• Tüketici mahkemesinde dava açılması
• Tüketiciler lehine Rekabet Kuruluna başvuru yapılması
• Tüketiciler lehine Reklam Kuruluna başvuru yapılması
• Ayıplı mal, ayıplı hizmetten doğan ihtilafların çözülmesi
• Devre tatillerden doğan ihtilafların çözülmesi
• Konut finansmanı sözleşmelerinden doğan ihtilafların çözülmesi

Tazminat hukuku, kişilerin devlet, kamu veya özel tüzel kişiler ya da gerçek kişiler tarafından gerçekleştirilen bir fiil sonucunda uğradıkları zararın giderilmesini kapsayan bir hukuk dalıdır.

Maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerine konu davalar, hukuk büromuzun çalışma alanlarından biridir.

Hukuk büromuz tazminat hukukunun her alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Maddi ve manevi tazminat nedeniyle açılacak davalarda haklılığın ispatı, işlenen fiilin suç olduğunun kanıtlanması veya kusurun kesinleştirilmesi gereklidir. Büromuz, hukuksuz eylem veya diğer olumsuzluklar nedeniyle yaşadığınız mağduriyetin hukuk zemininde telafisi ve uğradığınız zararın tahsil edilmesi için gerekli tüm hukuksal süreci yönetir.

Kira Hukuku, kiraya veren ile kiracı arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuki kurallar bütünüdür. Bu kurallar, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirler ve ihtilafların çözümünde yol gösterir. Kira hukuku, hem mülk sahibinin hem de kiracının haklarını korumayı amaçlar.

Kiralama sürecinde, kiracı ve ev sahibi arasında bazı uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir. Kira bedelinin ödenmemesi, kira bedelinin belirlenmesi, kiralananın çeşitli sebeplerle tahliyesi talebi gibi durumlarda hukuki çözüm yolları bulunmaktadır.

Büromuzda kira hukukuna ilişkin verilen hizmetlerden bazıları şunlardır:
• Kira bedelinin tespiti veya uyarlanması,
• Kiralananın tahliyesi
• Kira sözleşmesinin feshi
• Kira sözleşmesinden doğan edimlerin ifası kaynaklı uyuşmazlıklar,
• Ödenmemiş kira bedelleri nedeniyle sözleşmenin feshi,
• Kira sözleşmesinin sona ermesi durumunda kiracının olağan kullanımı nedeniyle tazminat,
• Kiralananın kötü kullanımından doğan zararların tazmini,
• Kira sözleşmesinin süresinin sona ermesi durumunda tahliye,
• Yazılı tahliye taahhütnamesine dayalı olarak tahliye.

Kişiler Hukukunun konusunu gerçek ve tüzel kişiler oluşturmaktadır. Hukuki anlamda kişi ‘hak ehliyetine sahip varlık’ anlamına gelmektedir. Tüzel kişi ise, kendilerine başlı başına kişilik tanınmış, belli bir amaca yönelmiş kişi ya da mal topluluklarına denmektedir. Tüzel kişiler kendi içinde özel hukuk tüzel kişileri ve kamu hukuku tüzel kişileri olarak ikiye ayrılmaktadır.

Kişiler Hukukunun temel ilkeleri; eşitlik, özgürlük, kişiye saygı ve kişiliğin korunması olarak sayılmaktadır. Hukuken kişilik doğum ile başlamaktadır ve tabiatıyla Kişiler Hukuku alanında uyuşmazlıklarda doğumdan itibaren başlamaktadır.

Kişiler Hukuku, Türk Medeni Kanununun birinci kısmında düzenlenmiştir. Hak ehliyeti, fiil ehliyeti, erginlik, hısımlık, yerleşim yeri, adın korunması, adın değiştirilmesi, kişiliğin başlangıcı ve sonu, ölüm karinesi, gaiplik kararı, kişisel durum sicili, cinsiyet değişikliği, doğum kütüğü, ölüm kütüğü, tüzel kişilik, tüzel kişilerin hak ve fiil ehliyeti, tüzel kişinin malvarlığının özgülenmesi, dernekler, dernek tüzüğü, dernek üyeliği, dernek üyelerinin hakları, dernek üyelerinin yükümlülükleri, dernek organları, genel kurul, olağan ve olağanüstü toplantı, derneklerin faaliyetleri, yabancı dernekler, vakıflar, vakıfların kuruluşu, vakfın sona ermesi gibi konularda düzenlemeler Türk Medeni Kanununda bulunmaktadır.

Büromuzda kişiler hukukuna ilişkin verilen hizmetlerden bazıları şunlardır:
• İsim değişikliği,
• Adın haksız kullanımının önlenmesi,
• Unutulma hakkı talebinde bulunulması,
• Kişiliğin korunması için açılabilecek olan savunma davaları,
• Kişilik hakkına saldırının tespiti, önlenmesi ve saldırıya son verilmesi davası,
• Kişinin hak ve fiil ehliyeti ile ilgili yargılamalar,
• Gaiplik ile ilgili ortaya çıkan yargılama süreci,
• Maddi-manevi tazminat davaları